Kariyer iş ilanları - İki büyük hatayı yapma, istediğin görüşmeyi al!

 

10,000’lerce adayın önüne geçebilirsin.

Şirketlerin kariyer iş ilanları başvurularında iki büyük hatayı yapma!

Bu iki büyük hatayı söylemeden, biraz motivasyon ve içerik vereyim.

  • Kurumsal şirketler çılgınca senin gibi harika insanları arıyor.
  • Sitelerinin kariyer iş ilanları bölümünde 1,000’lerce açık pozisyon var.
  • Hatta pek çoğu iş arama sitelerinde ilan vermek için bir dolu para veriyor.
  • Kurumsal şirketlerin kalabalık insan kaynakları departmanları var. Onlara da bir dolu maaş ödüyorlar seni bulmaları için.

Bugün, Türkiye’de kurumsal şirketlerin web sitelerindeki kariyer iş ilanları bölümünde ve diğer iş arama sitelerinde, en az 10 bin üniversite mezunu arandığına eminim.

Evet, aynen öyle! Herkes, senin gibi insanları bulmak için çok uğraşıyor, para harcıyor ama bulmakta zorlanıyor.

Nereden mi biliyorum?

Ben de yıllarca, ekibime uygun doğru insanları bulmak için çok uğraştım. Kimi zamanlar doğru insanı 1,000’lerce başvuru içinden bulamadığım oldu - hem de aylarca arayışa rağmen çünkü çoğu aday iki büyük hatadan birini yapıyordu.

Kendi tecrübem dışında, şirketlerin arayışı hakkında güncel bir örnek de vereyim…

Koç Grubunun şirketleri için verdiği kariyer iş ilanları… Ben bu yazıma örnek olsun diye baktığımda tam 420 insan arıyorlardı. Eminim şimdi girip baksan, benzer sayıda iş ilanı vardır.

Bu yazının en altında bir özet listeledim ve bağlantısını da verdim.

Bunu sadece bir örnek olarak veriyorum - hiçbir şirketle ilişkim yok. Türkiye’deki istediğin büyük bir şirketler grubunu, holdingi veya tek şirketi seç ve eminim sen de göreceksin.

Hepsi Koç Grubu örneğindeki gibi organize olmayabilir ama çoğunun web sitesinde kariyer iş ilanları bölümü var.

Koç Grubu örneğinde, her seviyede insan arıyorlar,

  • Yönetici
  • Uzman
  • Yeni mezun
  • Tecrübesiz
  • Tecrübeli
  • Stajyer
  • Part-time (yarı zamanlı)
     

Neredeyse her meslekten,

  • Yazılımcı
  • Muhasebe / finans
  • Mühendis
  • İnsan kaynakları (İK)
  • Satış
  • Pazarlama
  • Avukat

Sadece İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlerde değil, pek çok şehirde.
Hatta Bodrum’da, Marmaris’de, Antalya’da bile açık pozisyonlar var… İstersen hem çalış, hem de izin günlerinde tatil yap.

Şaka gibi geliyor değil mi?

Bir tutarsızlık var bu işte!

Çok iş var, seni arıyorlar diyorsun ama beni arayıp, soran yok!

Aday fazlası var ortalıkta. Her açılan ilana 100’lerce, hatta 1,000’lerce aday başvuruyor.

Türkiye’de “raporlanan” işsizlik %12’lerde. Hatta genç, yeni mezunlarda bu oran %20. Her beş gençten biri işsiz. Çok arkadaşım var öyle. Çalışanlar da mutsuz.

Her sene yeni üniversite açılıyor. Rekabet artıyor, benim şansım azalıyor.
 

Evet, çok haklısın.

CİDDİ BİR REKABET VAR!

Kendini bir şirket sahibi olarak düşün. Ofisine, fabrikana, veya hastahanene, yani o kadar para yatırıp kurduğun ikinci evinin içine birini alıyorsun, hem de maaş veriyorsun.

Dikkatli ve seçici davranırsın, dışarıda çok aday var. Türkiye’nin gerçeği.

Sadece çok iyi okuldan mezun, süper muhasebe biliyor ve akıllı diye kendine çok güvenen, atıp tutan, maaşı beğenmeyen, hemen direktör olmak isteyen ukala birini işe alır mısın?

Ya da tembel, işten kaçan ve iş görüşmesine bile hiçbir şey çalışmadan, şirket bilgilerini veya işin gereksinimlerini tam okumadan gelen birini? Hatta görüşmeye geç kalanı?

İşte şirketlerin zorlandığı konu bu. Dışarıda çok aday var ama…

 

Doğru aday = Doğru insan

 

Şirketler açık pozisyonlarına doğru insanları arıyorlar.

Sadece mezun olduğun okul, bölüm, bildiğin yabancı dil önemli değil.

Sorumluluk sahibi, çalışkan, mütevazi ve öğrenmeye açık biri misin ona bakıyorlar.

Bu yüzden de diğer önemli işe giriş adımlarından bahsetmek yerine, sana bu yazımda daha da büyük resmi göstermek istedim.

Amacım rakiplerinin önüne geçmeni sağlamak.

Türkiye’deki eğitim sistemini, işe alım sürecini, ekonomik büyümeyi, şirketleri veya aklına gelen diğer sebepleri eleştirmek, iyileştirmek değil amacım.

Bu yazımda, işe girmek için gerekli pek çok şarttan ve diğer önemli adımlardan da bahsetmiyorum:

  • Doğru işi bulmak
  • İşe uygun kriterlere sahip olmak (veya eksikleri tamamlamak)
  • İşe uygun, etkili bir CV ile başvurmak
  • LinkedIn ve sosyal medya profillerini düzenlemek
  • Network ve bağlantılar (ki bazıları buna torpil diyebilir ama sadece o değil aslında)
  • Mülakata hazırlanmak ve geçmek

Bunları diğer yazılarımda bulabilir, aramıza katılıp, sen de takip edebilirsin. İstersen, iş görüşmesine çağrılman için gerekli 4 adımı listelediğim ücretsiz kaynağı indirebilir ve daha detaylı fikir sahibi olabilirsin.

Amacım rakiplerinin önüne geçmeni sağlamak.

 

RAKİPLERİNİN İKİ BÜYÜK HATASI!

Rakiplerini gözünde fazla büyütme - tabi fazla küçümseme de.

Biliyorsun, en iyi okullardan veya bölümlerden mezun olmak, harika bir şirkette çalışıyor olmak, süper bir kariyer başlangıcı yapmak veya İngilizce bilmek tek başına yeterli değil.

Şuna inan ki,

Gördüğün 10,000’lerce başvurunun %80’i insan kaynaklarının yüzünü bile görmüyor.

Sen onların en büyük iki hatasını yapmayarak rekabeti geçebilir, kariyer iş ilanları başvurularına cevap alabilirsin.

Hata 1 - Fazla Özgüven

Özgüven çok önemli ve gerekli bir özellik. Hakkında kitaplar, seminerler, kişisel gelişim programları var. İnsanlar tonlarca para harcıyor özgüven kazanmak için.

Özgüvenimi kaybettim, geçersizdir ilanı veren bile var.

 

Azı karar, çoğu zarar!

Eğer, özgüven ile mütevaziliği dengeleyebilirsen, sadece kariyerinde değil, hayatta da mutlu ve başarılı olursun. Bana bunu PepsiCo'da ve Ülker'de Başkanlık görevleri yapmış Jim Zaza söylemişti ve çok doğru çıktı.

Maalesef (ama senin avantajına) pek çok iş arayan (özellikle 30 yaş altı) öz güven patlaması yaşıyor.

Özgüven fazlalığı, kariyer iş ilanları bölümünde yapılan başvuruda başlıyor ve mülakatta devam ediyor.

Sonuç, %99 başarısız bir iş başvurusu. Arada istisnalar olabilir.

Özgüven çok farklı şekillerde karşına çıksa da, ben iş başvuruları için kritik olan iki etkisinden bahsedeceğim.

 1) Boyundan büyük pozisyonlara başvurmak:

 

En başında, yeterli tecrübesi olmayan adaylar, boylarından büyük pozisyonlara başvuruyorlar. Tabi görüşmeye bile çağrılmamaları normal.

  • Üç sene tecrübeli ve tek bir kişiyi yönetmemiş biri, kıdemli müdür pozisyonuna,
  • Dijital pazarlama hiç bilmeyen biri, dijital reklam ajansındaki uzman pozisyonuna,
  • Üç senelik mühendis, proje veya fabrika müdürlüğüne,
  • Ehliyeti olmayan saha satış temsilcisi rolüne,
  • ERP sistemi veya İngilizce bilmeyen bir bilgisayar mühendisi, uluslararası bir firmanın bilgi işlem müdürlüğüne,

…. daha çok örnek verebilirim ve eminim senin de aklına geliyordur. Sonu yok.

Cesur olmak iyi de, önce bir o istediğin şirkete gir. Bir yerden başla, sonra kendini gösterip yükselirsin. Kariyer uzun vadeli bir yatırım.

İşsiz kalmak mı iyi,  yoksa bir işte çalışıp, tecrübelenirken daha iyi bir iş bulmak mı?

Kendimden bir örnek vereyim.

26 yaşında, Fransız IP Arbo Medya şirketinde Nakit Akış Müdürü pozisyonundaydım. Şirket kapandı ve işsiz kaldım!

Hayalimde PepsiCo’nun Frito-Lay şirketi vardı, hani çok sevdiğin Lays, Doritos, Ruffles, Cheetos’u üreten şirket. Harika bir ortamı, büyüme potansiyeli olan, çalışanına saygılı ve kendimi ait hissettiğim bir şirketti gözümde.

Orada kredi kontrol şefi pozisyonu açıldı. Bıraktığım iş müdürlüktü ama ben daha düşük olan şeflik pozisyonuna başvurdum çünkü o şirkete girmek istiyordum.

Önce beni işe almadılar, bu iş sana küçük gelir, hemen terfi veya zam istersin dediler - benden önce nasıl kötü tecrübeler yaşadılarsa.

Şu sözü verdim:

Üç sene boyunca ne terfi, ne zam istiyorum. Enflasyon zammı bile istemiyorum. Deli gibi çalışacağım, beğenmezseniz istediğiniz zaman tazminatsız kovun. Bırakın, kendimi ispat edeyim. Beni ucuza işe aldığınızı düşünün, ben Frito-Lay’de sizinle çalışmak istiyorum. Ne maaş verirseniz kabulümdür.

16 sene sonra, milyar dolarlık PepsiCo Türkiye’nin Mali İşler Başkanı ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak o şirketten ayrıldım.

Eğer mütevazi olmasaydım, fazla özgüvenli olup herşeyi hemen isteseydim, kafamı sadece maaş ve pozisyona taksaydım o şirkete giremezdim ve bugünkü kariyer başarımı yakalayamazdım herhalde.

Bu arada, eğer hala tanışmadıysak, hakkımda sayfamda biraz anlattım kendimi.

İtiraf edeyim, arada fazla özgüven sergilediğim oldu ve kariyerim negatif etkilendi, ben de mutsuz oldum. Şirketteki hiç unutmayacağım büyüklerimin koçluğu sayesinde olgunlaşıp, toparladım.

Hepimiz bazen hatalar yapabiliyoruz, ben çok yaptım, önemli olan bunlardan öğrenip düzeltmek. Hiçbir zaman geç değil.

Sonuç olarak, insanın kendini tanıyıp, doğru şirkette, doğru işe başvurması hem işe girme şansını, hem de girdikten sonra başarısını arttırıyor.

Ayrıca, bazen küçük adımlarla başlamak da önemli çünkü kariyeri uzun vadeli düşünmek gerekli.

Diyelim yeni mezunsun veya yeterli tecrüben olmadığı için o çok istediğin işlere giremiyorsun. Bu durumda, hedeflediğin iş alanlarında yarı zamanlı veya uzun dönem stajyer olarak bir işe girmeni öneririm, bu sürede hem tecrübelenirsin, hem de kendini geliştirirsin. İşin varken iş ararsın.

Ya da, şirket / pozisyon değiştirmek istiyorsun ama istediğin işler hep İngilizce (ya da sen de olmayan başka birşey) istiyor. Bu durumda ya 2-3 sene İngilizce öğrenmeye yatırım yapmanı (hem de tüm gücünle çünkü sonra sana daha çok maaş olarak geri dönecek), ya da bu gerçeği kabul edip, İngilizce istemeyen işlere odaklanmanı öneririm.

Sen de bu örnekleri arttırabilirsin.

Kendini geliştirmek ve iş ilanında aranan kriterlere uymak için çok pratik çözümler de var.

Kariyerin için Networking programında bu tip işler için nasıl iş görüşmesi ayarlarsın, kararsız veya tecrübesizsen (belki de yeni mezun) ne tip işler düşünebilirsin bahsediyorum. Göz atmak isteyebilirsin.

 

b) Boyunu olduğundan büyük göstermek.

Hani bazen akşam bir arkadaşınla konuşursun, sohbetinde ne kadar harika olduğunu anlatır sana…

Abi, bugün benim patronla öğlen yemekte dalaştık gene. Ona dedim ki bu iş böyle olmaz, ya bu prosedürü değiştirelim ya da ben işi bırakıyorum. O da tabi beni kaybetmek istemedi, hemen cep telefonundan tüm şirkete bir e-posta yolladı ve 3,000 kişilik şirkette prosedürü böylece değiştirdim…

Arkadaş muhabbetinde keyifli sohbetlerdir bunlar. Hepimiz severiz bazen abartmayı.

Aklı selim biri, bunun abartmadan ziyade, tam bir uydurmaca olduğunu hemen anlar.

  • 3,000 kişilik şirketin prosedürü bir öğlen cep telefonundan mesajla değişmez.
  • Hiçbir şirket sadece bir eleman kaybetmemek için prosedür değiştirmez.
  • Öğlen yemeğinde, patronla sohbet de o şekilde olmaz - yapan varsa ne olur yazsın, ben de öğrenmek isterim.

Şimdi bu arkadaşımız, kariyer iş ilanlarına başvururken, CV’sinde bunu başarılar bölümüne yazdıysa, başına iki şey gelecektir.

  1. Başvurduğu şirketteki aklı selim insan kaynakları uzmanı, bunun bir uydurmaca olduğunu anlayıp, CV’sini çöpe atacak.
  2. Kaza eseri mülakata çağrılırsa, o mülakatta bu başarısını anlatmaya başladığında uydurmaca olduğu hemen ortaya çıkacak.

Sonuç olarak, CV’ini hazırlarken lütfen arkasında durabileceğin kendi özelliklerini ve başarılarını yaz. Elbette ekip olarak yaptığınız proje ve başarıları da yaz.

İster tecrübeli bir profesyonel, ister yeni mezun ol, aklı selim insan kaynakları uzmanları hangi pozisyonlar neler yapabilir anlar, abartma ile uydurma arasındaki farkı hemen görür.

Dürüst bir CV hem insan kaynakları tarafından çöpe atılmaz, hem de mülakatta güvenli şekilde anlatılabilir.

CV’inde arkasında durabileceğin bazı pozisyonlamalar yapabilirsin, mesela,

  • 3,000 kişilik şirketin lojistik prosedürlerinde önemli iyileştirmeler önerip, üst yönetim (patron değil) ve ilgili departmanlarla çalışarak (işten ayrılma tehdidi ile değil) yapılan değişiklikle 1 Milyon TL verimlilik sağladım.

İş başvuru siteleri sana o iş görüşmesini ayarlasın yazımda bunlardan da bahsediyorum. İlgini çekebilir.

 
Hata 2 - Tembellik

  • Tembel
  • Sorumsuz
  • Duyarsız
  • Umursamaz
  • Çalışmaktan kaçan
  • Efor göstermek, öğrenmek istemeyen
  • İşini yapmayan, yarım yapan
  • Özensiz
  • Geç kalan, zamana saygı göstermeyen

Kendini işveren yerine koy. İnsan kaynakları uzmanısın, pozisyonun şefi, müdürü ya da direktörüsün. Yukarıdaki sıfatlardan herhangi birine sahip olan bir insanı işe alır mısın?

Ama bu kişiyi daha işe almadın ki, nasıl bileceksin?

Tecrübeli yöneticiler daha CV aşamasında, onu geçse de mülakatta bunu görebilir.

İstisnalar kaideyi bozmasın, her iş yerinde az da olsa bu profilleri bulabilirsin. Biz işin özüne dönelim.

Gene kendimden bir örnek vereyim.

2017 yılı başında, kendi şirketime 5 kişi almaya karar verdim ve iş ilan sitelerine ilan verdim. 200 kişi başvurdu.

Bazı kriterlerim vardı ve onlara uyan 100 kişiyi tek tek aradım.

Hepsine nereden ve neden arıyoruz anlattıktan sonra gelen cevaplar - ah keşke izinli şekilde kaydedip sana dinletebilseydim.

  • Neresi dediniz? Valla ben her gün bir sürü işe başvuruyorum, hatırlamıyorum bile sizi. Olur, olur tabi görüşürüz.
  • Aaaa, harika… Ben de sizde çalışmak istiyorum ama kuzenimin düğünü var, çok meşgulüm. Sonra da memlekete gideceğim. 2 ay sonra iş görüşmesine gelirim.
  • Evet, evet hatırladım sizi ama iş neydi hatırlamadım, bana biraz anlatır mısınız? Ehliyet istiyor mu, ben de var ama araba kullanamam. Gerçi şirket arabası iyi olur... Bu arada, ehliyet falan da istemiyoruz.

Daha devam edemeyeceğim…

Bu cevapları verenleri iş görüşmesine çağrır mıydın?

Sonuçta görüşmeye 5 kişi geldi ve gelenlerin 2’si yoldan arayıp adres sordu - yolladığımız e-posta ve SMS’lerde adres, harita / koordinat bilgisi, tarif, yani herşey vardı.

Daha da enteresanı, telefonda bunu hatırlattığımızda “sizi arayıp sormak daha kolayıma geldi” dediler.

Bu iki kişiyi işe alır mıydın?

Sonuç olarak, iş başvuru aşamasında ve mülakata gitmeden önce biraz zaman ve efor harcayarak, çalışkan, sorumluluk sahibi ve öğrenmeye açık biri olduğunu gösterebilirsin.

  • Başvurduğun işin kriterlerini iyi okuyup, eksiklerin varsa, onları tamamlayarak.
  • O işe özel CV’ini ilgili anahtar kelimelerle hazırlayarak.
  • Başvurduğun işleri özenle seçip, takip edip, arandığında veya e-postayla kontak kurulduğunda hazırlıklı olarak.
  • Başvurduğun şirketi ve görüşeceğin kişileri araştırıp, görüşmeye hazırlıklı giderek.
  • Zamanında cevap verip, zamanında görüşmeye giderek.
  • Mülakat sırasında da, verdiğin cevaplar ve örnekler, gene ne kadar sorumluluk sahibi, çalışkan ve öğrenmeye açık bir insan olduğunu gösterecek.

... Listeyi daha uzatabilirim ama sanırım mesajı verebildim?

İstediğin İşe Girmenin Sırlarını anlattığım online video eğitimimde, bu örneklerden de bahsediyorum. İstersen ÜCRETSİZ kaydolup izleyebilirsin.

Biliyorum ki bu yazıyı okuduysan, o doğru işlere başvurup kariyerini sen kontrol edebilir, rakiplerinin önüne geçebilirsin.

Maalesef Türkiye gerçeği, senin gibi harika insanlar sınırlı sayıda pozisyon için rekabet içinde ama unutma, hepsi senin şimdi bildiklerini bilmiyor - bu sayede fark yaratabilir, biraz zaman ve eforla istediğin sonucu alabilirsin.

Başarılar Dilerim,

Cenk Tükel

 

İLGİLİ PROGRAMLAR

Bahsettiğim Koç Şirketleri İş İlanları Bağlantısı:

http://www.kockariyer.com/is-ilanlari/

Close

50% Complete

Two Step

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit, sed do eiusmod tempor incididunt ut labore et dolore magna aliqua.