Etkili Linkedin Profili Hazırlama Rehberi

 

Linkedin profili nasıl hazırlanır ve oluşturulur?

Linkedin profilin yüzünden iş başvurun , randevu talebin anında reddedilebilir.

Tam tersi de olup Linkedin profilin sayesinde, o iş görüşmesi davetini, istediğin terfiyi veya yeni müşteriden siparişi de hemen alabilirsin.

Ne iş yaparsan yap, bugünün profesyonel ve kurumsal dünyasında LinkedIn profili bir kişiyi tanımak için ilk bakılan yer. Dünyada ve Türkiye’de.

Bu yazımda,

  • Kurumsal bir kariyer de yapsan
  • Kendi işini de,
  • Deneyimli bir profesyonel de olsan,
  • Yeni mezun da,

Önemli LinkedIn tüyolarını tam kapsamlı bir rehber olarak vereceğim. Etkili, fark yaratan ve sonuç getiren bir Linkedin Profili nasıl hazırlanır ve oluşturulur diyorsan, doğru yerdesin.

Başlamadan önce bazı enteresan bilgi ve gerçek hikayeleri yazdım. Umarım LinkedIn profilinin neden bu kadar önemli olduğu hakkında biraz daha fikir verir.

Profesyonel dünyada herkes bir Linkedin profilin olmasını bekliyor.

Sen kimsin diye işverenlerin, müşterilerin, tedarikçilerin ilk baktıkları yer orası. Orada bulamazlarsa seni, ne düşünürler sence?

  • Bu dünyada yoksun, gerçek değilsin.
  • Güncel teknolojileri takip etmiyorsun, demode birisin.
  • Anlattıkların veya CV’inde yazanlar o kadar gerçek değil ki, başkası görmesin diye LinkedIn’e koymak istemiyorsun.

Dikkat çeksin diye biraz acımasız örnekler verdim! Herkes böyle düşünmeyebilir ama niye riske giresin?

Gerçek hayattan bir örnek vereyim. Tecrübeli bir iş güvenliği uzmanının, bu yazımı okuyup, programımı aldıktan sonraki yorumu: 

İnanamadım! Son dönemde bir-iki iş görüşmesine gittim. Gerçekten de Linkedin profilime iki gizli kullanıcı göz atmış. Ben de görüşme güzel geçti, neden hala cevap alamıyorum diyordum.

Tahmin edersin ki, bu uzmanın Linkedin profili pek profesyonel değildi, çok eksiği vardı ve CV'isinde yazdıklarını tam olarak desteklemiyordu. Tabiki, bu farkındalıkla hemen harekete geçti ve sahip olduklarını Linkedin profiline profesyonelce yerleştirdi.

Seni temsil eden bir Linkedin profilinle hem bu riskleri azaltabilir, hem de üstüne fırsatlar yaratabilirsin.

İstediğin İşe Girmenin sırları eğitimimde bundan bahsediyorum. İstersen ücretsiz kaydolabilirsin. İstediğin zaman, yerden ve cihazdan online video eğitimi izleyebilirsin. 

  • İşverenlerin %87’si son işe alım öncesi adayın LinkedIn profilini kontrol ediyor ve işe alım kararlarını terse çevirebiliyor - Jobvite 2016 Recruiter Nation Report.

"İş ilan sitesinden, direk şirketten başvurdum veya head hunter beni buldu. Zaten mülakata gidiyorum, Linkedin’e ne gerek var!" deme yani.

Linkedin profilinine de bakılma ihtimali çok ama çok yüksek (%87).

  • Bazen büyük şirketlerde, insan kaynakları LinkedIn’de doğru adayları ararken, bir bakıyorlar ki aradıkları profil kendi şirketlerinde çalışıyormuş ama farkında değiller.

Bu şekilde kendi şirketinde keşfedilip, terfi alanlar var. Biliyorum şaka gibi, insana “ne biçim şirket bu, kendi çalışanını tanımıyor” dedirtiyor ama oluyor işte.

  • LinkedIn profiline sadece iş verenler değil, seni daha iyi tanımak isteyen iş arkadaşların, müşterilerin, tedarikçilerin de bakıyor.

Ne iş yaparsan yap, LinkedIn network / bağlantılar yapmak için harika bir yer ve herkes kullanıyor. Sen de işini büyütmek, kendi kişisel markanı oluşturmak için çok verimli kullanabilirsin.

Özetinde, oturduğun yerden hiç beklemediğin bir iş görüşmesine çağrılabilir veya müşteri tarafından aranabilirsin.

İnanmayacaksın ama MIT’de, CIA’de bile çalışanların LinkedIn profili oluyor - içine ne kadar doğru bilgi yazıyorlar artık bilemem. Yıldızların, ünlülerin de var.

 

  • Tecrübesi olmayan, yeni mezun veya öğrenci de olsan, LinkedIn’de olman lazım, hem de tam ve doğru şekilde.

Tecrüben yoksa da, daha yeni mezunsan veya öğrenciysen de merak etme, içini nasıl doldurursun özet olarak bahsedeceğim.

 

  • Güncel, tam ve istediğin zaman değiştirebildiğin profesyonel profilin için tek yer Linkedin. Profilini her zaman güncelleyebilir,  her hafta bir şey ekleyebilir, değiştirebilirsin. Senin en güncel ve tam bilgilerinin orada olduğunu varsayıyor insanlar.

  • Son olarak, Linkedin’i Microsoft satın aldı ve yapay zekasını, arama motor becerisini inanılmaz boyutlarda ilerletti. LinkedIn’deki bilgilerini parçalara bölüp, kullandığın dilden, bağlantılarına, takip ettiklerine kadar herşeyi analiz ediyorlar. Çalıştığın sektördeki, benzer pozisyonlardaki ve hatta kendi şirketindeki insanlarla kıyaslıyorlar.

LinkedIn belki de seni, senden daha iyi tanıyor. Sonra da, tercihlerin doğrultusunda, bu detaylı bilgilerini işverenlerle paylaşıyor.

Umarım Linkedin’in önemini biraz anlatabildim.

Bu girişle, Linkedin profilini farklılaştırmak için neler yapmalısın konuşalım.

Bu bir Linkedin Profili Rehberi olduğu için, adım adım yazdım. Eğer Linkedin profilin yoksa çok şanslısın, bu yazıyla fark yaratabilirsin.

Mevcut bir profilin varsa da, iyileştirmek için bu çok iyi bir zaman ve fırsat. Heyecanlı kısım 3. adımla başlasa da, önerim 1. adımdan başlaman - nelere dikkat etmediğine şaşırabilirsin.

 

Linkedin Profili Rehberi

Linkedin CV’ine çok benziyor ve içeriklerin %80’i büyük ihtimalle aynı. Ama o %20 fark ve içeriği nasıl sunduğun asıl etkiyi yaratacak.

Linkedin profilini şöyle düşün:

  • Dijital kartvisitin.
  • Her zaman güncel ve tam olması bekleniyor.
  • Herkes görebilir (bu konuyu daha sonra konuşacağız).
  • İçindeki her kelime, her aktiviten, bağlantın en ileri seviyede atomlarına kadar bölünüp, analiz ediliyor ve tercihlerin dahilinde istenen işverenlerle paylaşılıyor.
  • %87 ihtimalle, iş görüşmesi davetin, teklifin gelmeden önce Linkedin Profilin kontrol edilecek.

Kurumsal hayatta olmak isteyen bir profesyonel için Linkedin profili ne kadar önemli umarım anlatabilmişimdir.

Şimdi, o çok önemli Linkedin Profilini mükemmel yapalım.

 

1) Linkedin Profil Resmin ve arka plan resmi

Biliyorum, sadece ben değil, herkes o resmin önemini anlatıyor. İşte o kadar önemli profil resmin. İlk izlenim, ilk aşk, ilk ilişki o profil resminle başlıyor.

Bu yüzden de, yaptığın işe, sektöre uygun, seni yansıtan “profesyonel” bir resim olmalı. Yoksa o aşkına kavuşman zor olabilir.

Profesyonel bir ahçı, hangi resmini koymalı?

 

Peki kurumsal bir bankacı?

Umarım gözle fark ediliyordur.

Buradaki aile resmi veya şaşkın bakış güzel ve eğlenceli ama arkadaşlarınla FB’da, Instagram’da paylaşmak için - Linkedin profesyonel bir ağ, doğru resim sağdaki.

LinkedIn “Profesyonel Seni” temsil ediyor! Lütfen hep aklında olsun.

Profesyonel hayatın dışında, özelindeki o güzel anların, dostlukların, hobilerin yeri diğer sosyal medya hesaplarında olsun.

Bu yazımda nasıl Linkedin profil resmini çekersin hakkında detaylı yazmıyorum. Programlarımda bunu da detaylı anlatıyorum.

Eğer profil resminin Linkedin’e uygun olup olmadığını test etmek istersen, Photofeeler.com veya Snappr.com gibi siteleri kullanabilirsin.

Bir de arka plan resmi koyabilirsin profiline. Bu da gene ilgili olduğun iş ve sektörle ilgili, seni temsil eden ve profesyonel görünümlü olmalı.

Örneklere bakmak, başkaları ne kullanıyor öğrenmek istersen, iş alanındaki bildiğin, ulaşmak istediğin kişilerin Linkedin profillerine bakabilirsin. Onlar ne kullanmış, sana fikir verebilir.

 

2) Linkedin Başlık satırı, özet bölümü ve URL

 

İsminin tam altında çıkan, seni özetleyen bir cümle başlık olacak ve altında bir özet bölümün.

Yukarıdaki resimde kendimden örnek verdim. Benim profilim İngilizce ama hiç fark etmez, mantık ve uygulama hep aynı.

Bu arada, profilime bakınca "Sende de başarılı bir kariyer, yazacağın harika hikayeler, tecrübeler var. Tabi ki Profilin göze çarpar. Ben yeni mezunum veya çok az tecrübem var veya o kadar da süper şirketlerde çalışmadım" diyebilirsin.

Merak etme, CV Hazırlama Rehberinde, kendi tecrübe seviyene göre yazabileceğin örneklerden bahsediyorum. İstersen bu bağlantıya veya resme basarak ücretsiz rehberini isteyebilirsin.  

Başlık satırında 120 karakter limitin var - daha fazlası sığmayacak ve okunmayacak.

Hep hatırla lütfen…

Linkedin profilin profesyonel kimliğin,  sosyal medya hesabın değil!

Buraya hedef kitlen için ne mesaj vermek istiyorsan onu yazmalısın.

Hedef kitlen potansiyel iş verenler mi (iş arıyorsun), yeni müşteriler mi (satışını arttırmak istiyorsun) yoksa öğrencilerin mi (prestij) ?

Mesajın seni tanımlamalı ve hedef kitlen için anahtar kelimeleri içermeli.

Örnek olarak:

  • Finansal Planlama Uzmanı | Uluslararası Tecrübe | Hızlı Tüketim ve Bankacılık
  • Tutkulu, Son Teknolojilere Hakim, Yetenekli Yazılım Uzmanı | Yeni Fırsatlara Açık
  • Finans konusunda fırsatlara açık yeni mezun | Yoğun staj ve proje tecrübeli | Ödüllü Projeler

Özet bölümünde de 2,000 kelime limitin var - zaten daha fazla yazmak verimsiz olur.

Buraya CV’indeki özet bölümü yazmak isteyebilirsin.

Eğer CV’inde özet bölümün yoksa, vahim durumdasın demek. 

Özetini önce MS Word gibi bir dökümanda hazırlayıp, sonra Linkedin’e kopyalarsan rahat edersin.

Etkin ve güçlü kelimeleri kullanmanı öneririm:

  • Başardım,
  • Yarattım,
  • Etkili,
  • Sonuç gibi.

Bunları İleri Seviye CV Hazırlama Programımda detaylı ve adım adım anlatıyorum.

Hedef kitleni (Şirketlerin İK Müdürleri, pozisyonun yöneticisi) ve amacını (başvuracağın iş türleri) düşün ve onlara uygun, aradıkları anahtar kelimeleri kullan lütfen.

Anahtar kelimeleri nasıl bulurum dersen, iş görüşmesine çağırılmakla ilgili yazımda var. Örnek olarak, başvuracağın iş için anahtar kelimeleri iş ilanında ve şirket hakkındakileri de şirketin web sitesinde bulabilirsin.

Linkedin profilinin URL’ini Linkedin otomatik çıkartıyor ama bir sırrımız var!

Profilinin URL’ini sana özel ve okunaklı yapabilirsin. Aslında bu sır değil ama pek çok kişi bilmiyor.

Linkedin profilinin URL’ini ismine bakıp, belki de biraz değiştirip, peşine de numaralar ekleyip çıkarıyor. Ama URL’ini tertemiz, seni temsil edecek şekilde yapabilirsin.

Benimki www.linkedin/in/cenktukel ama düzeltmeden önce şifreli gibi numaralar ve karakterler vardı içinde.

 

Resimde gördüğün URL adresinin yanındaki kalem (edit) butonuna basarak URL’ini değiştir. “/“ işaretinden sonraki bölümü değiştirebilirsin ve önerim ismin yapman olur.

 

3) Resim ve Videolar

 

Ne desem ki…

Bir resim, bin kelimeden çok şey anlatır.

Linkedin’de de öyle - yukarıdaki resimde gene benim profilimden örnek var. Profilinin özet bölümünde, iş tecrübelerinde, staj veya projelerinde (okuldaki veya işteki), sertifikalarında fotoğraf veya videolar kullanacağız.

Çok dikkat çekecek, fark yaratacaksın!

Eğer gururla göstereceğin “profesyonel” amaçlı fotoğrafların veya videoların varsa onları kulanacağız. Okulda projede aldığın ödül, açılışını yaptığın fabrika, ödül töreni, bir makinayı devreye alman gibi örnekler olabilir.

Eğer yoksa da sorun değil, hazır fotolar kullanacağız. Ben öyle yaptım - fotoğraf olmadığından da değil, profesyonel görünümlü değillerdi.

Bu hazır fotoları google resimler / imajlardan,  ücretsiz fotoğraf yükleyebildiğin sitelerden bulabilirsin - www.stocksnap.io, www.unsplash.com, www.burst.com, www.freestocks.com gibi.

Ne tip resimler koyabilirsin?

Çalıştığın büyük bir projenin resmini, mimarsan sevdiğin bir binanın resmini, finans işindeysen Citibank binası veya KPMG logolu havalı bir bina resmini, mühendis isen alanınla ilgili havalı bir resim koyabilirsin.

Resimlerinin altına seni ön plana çıkarak başlıklar da yazman asıl farkı yaratacak - bunlar seni anlatacak.

“Mühendislikte son teknolojileri takip ediyorum!”

“Lider olduğunu, ekibin seni gönüllü olarak izlediğinde anlarsın. Bu da birinci önceliğim.”

“Denetlemede başarı, detay odaklı araştırma, anlamlı sorgulama ve sonuç odaklı analizle olur - bu da benim hedefim.”

Resimlerin altında gözükecek kısa cümleler, senin vermek istediğin profesyonel mesajların olmalı.

Hatta, açıklama alanlarına, eğer yazabileceğin bir hikaye varsa, onu da yazabilirsin ama bu pek okunmuyor - vaktin ve enerjin varsa yaz derim.

Şimdi, özet bölümüne iki adet resim ve resimlerin altına da kısa açıklamalarını koymayı unutma. Çoğu insan maalesef okumuyor, onları koyduğun profesyonel resimlerinle etkile.

 

4) İş tecrübelerin, büyük projelerin, yeni mezunsan stajların ve Eğitim

Bu bölüm de gene CV’inden kopyala yapıştır bölümü.

Ancak Linkedin’e geçirirken dikkat etmen gereken yerler var.

  • CV’indeki bilgilerle, Linkedin profilin tutarlı olsun. Pozisyonlar, okullar, dereceler, tarihler, vs. İş verenlerin çoğu, CV’inle Linkedin profilini kıyaslar. 
  • Çalıştığın şirketleri, Linkedin’deki Company page (Şirket Sayfası) ile eşle - tabi eğer çalıştığın şirketin bir Linkedin sayfası varsa. Bu şekilde güven de yaratırsın.
  • Resimler, resimler, resimler.


Gene, her pozisyonun, işin, projenin, mezuniyetinin içine resimler yerleştir ve açıklamalarına da vermek istediğin mesajları yaz.

Başarılı projelerin, aldığın ödüllerin, diplomanın resimleri ve vermek istediğin mesajlar olabilir.

Fark yaratacaksın.

 

5) Beceriler ve referanslar (Featured Skills and Endorsements)

Buraya CV’inde ön plana çıkardığımız (eğer programlarımı aldıysan biliyorsundur ne demek istediğimi) özelliklerini / becerilerini öncelikli yazman ve sonra da aklına gelen diğerlerini yazman gerekli.

Ön plana çıkardığımız becerilerden kasıt, hem senin güçlü olduğun, arkasında durabildiğin özellikler, hem de hedef kitlenin (mesela iş verenlerin) aradıkları özellikler.

Eğer iş arıyorsan, bir işverenin seni bulmasını istiyorsan, arama yapacağı anahtar kelimeleri Linkedin profilinin her yerinde kullanman gerekli - beceriler bölümü dahil.

Bu becerilerini arkadaşlarından değerlendirmelerini, referans vermelerini isteyebilirsin. Eğer seni değerlendirenler amirlerin, iş yaptıklarınsa, daha da kıymetli olacaktır.

 

6) Profil Ayarların

 

Resimde gördüğün profilinin “ Settings & Privacy / Ayarlar & Gizlilik” bölümünden çok önemli bazı ayarlamaları yapabilirsin.

Bunlar senin tercihlerin. Sana önerilerim:

  • Eğer iş verenlerin seni kolayca bulmasını ve kontak kurmasını istiyorsan, Privacy / Gizlilik bölümünden yeni iş fırsatlarına açık olduğunu işaretle.

Çalışan profesyoneller bundan çekinebilir, “aman ya patron görürse” diyebilir. Bu durumda,

- Ben seçmedim ki, öyle çıkıyormuş,

- Yıllardır o ayarlara dokunmadım,

- Herkes öyle işaretliyor, ki zaten şirket içi yeni pozisyonlara açığım gibi açıklamalar yapabilirsin.

  • Kimlerin profilini görmesini istiyorsun? Müşterilerinin, tedarikçilerinin, bağlantıda olmadığın işverenlerin (kısaca tüm dünyanın) seni kolayca bulabilmesini istiyorsan profili herkese açık yap.
  • Herkesin profilinin hangi bölümlerini göreceğini de seçebilirsin. Mesela herkes tüm yazdığın yazıları ve Linkedin içindeki aktiviteleri göremez, sadece özetini ve iş tecrübeni görebilir şeklinde ayar yapabilirsin.

Bu arada, profiline kimler baktı bilmek istersen, senin de profilini herkese açık yapman lazım - bu kuralı Linkedin koydu.

 

7) Aktivitelerin, bağlantıların, yayınların

 

İşte Linkedin’in en heyecanlı özelliği, seni aktif ve bağlantıda tutabilmesi.

Bu yazımda nasıl network ve bağlantılar yaparsın, ne tip aktivitelerle ön plana çıkabilirsin bahsetmiyorum ama Linkedin'in en büyük faydası da bu Network'ü kurmak ve kullanmak.

Zaten, Linkedin profilini de bu yüzden yapıyorsun. Bu harika profilin ve öğreneceğin Network becerileriyle hedeflediğin iş görüşmelerini alabilirsin. Resme basarak programa göz atmanı öneririm.

Önemli olan, iş verenler kimlerle bağlantıdasın, hangi konularda aktifsin görmek istemesi. Bu senin profesyonel ve sosyal becerilerinin de bir kanıtı oluyor.

İş verenler açısından, hangi grupları / aktiviteleri takip ettiğin, kimlere ulaştığın, hangi yazıları okuduğun, neler yayınladığın, ilgi alanların hep senin hakkında bilgi verecek. Bu yüzden de Linkedin aktivitelerini özenle seçmeni öneririm.

 

8) İngilizce mi, Türkçe mi?

Eğer hem Türkçe, hem de İngilizce ilanlara başvuruyorsan, her iki dilde de Linkedin profilin olmalı. Biliyorum, gene iş çıktı başına.

İş verenler, seni bulmak için Linkedin arama motorlarını kullanıyorlar ve bunu da anahtar kelimeleri seçerek, girerek yapıyorlar.

Eğer Türkçe bir ilansa verdikleri, Türkçe anahtar kelimeleri, İngilizceyse de İngilizce anahtar kelimeleri kullanıyorlar.

İki adet Linkedin profili yazmak, ikisini de güncel tutmak bir baş ağrısı - evet doğru. Ama fark yaratmak için maalesef gerekli.

Linkedin global bir platform olduğu, senin gibi pek çok farklı diller konuşan ve farklı dillerde iş arayan insan olduğundan bu sorunun teknik bacağı da kolayca çözülmüş.

 

Linkedin tek bir kullanıcı hesabından giriş yapmana izin verirken, birden fazla dilde profil oluşturmana da izin veriyor. Hangi dilde arama yapılırsa, o dildeki profilin çıkıyor.

Yukarıdaki resimde gördüğün menüden, ikinci ve hatta üçüncü bir dilde profil oluşturabilirsin. Hepsi tek kullanıcı hesabın altında olur.

 

Eğer Linkedin profilini etkili, amacına uygun sonuç getiren bir hale getirmek istiyorsan, yazdığım bu Linkedin Profil Oluşturma Rehberini uygulaman yeterli.

 

9) Son olarak da, bazı tipik hataları yapma lütfen.

  • Linkedin profilin güncel ve tam olsun. İş değiştirdiysen tarihler doğru, son işin güncel, pozisyonların doğru olsun.
  • Referans yazıları alırsan, kısa, öz ve sana özel olsun. Neyi iyi yaptın da, yazan kişi beğendi. Referans yazanlara, seni Linkedin’de önerenlere bu yönledirmeyi yapabilirsin - hiç çekinme, herkes yapıyor.
  • Profil resmi. Tekrar yazdım, o kadar önemli ki, daha fazla üstüne basamam.
  • CV’indeki bilgilerle, Linkedin profilin tutarlı olsun - biliyorum, gene tekrar ama o kadar çok bu hatayı yapan var ki.
  • Başlığın ve özet bölümü çok önemli - lütfen küçümseme ve iyi düşün. Başlık senin bir cümlelik reklam başlığın ve özet bölümünün ilk 4-5 cümlesi de en kritik iletişimin. Hep hedef kitleni ve amacını düşün (girmek istediğin şirket / pozisyon)
  • Linkedin’deki aktivitelerin. Ne kadar çok işinle ilgili grup ve yazıları takip edersen, re-post edersen yani özetinde aktif olursan o kadar iyi. Unutma, Linkedin’de yaptığın aktiviteler senin “Profesyonel” kimliğini yansıtıyor - özel hayatın için diğer sosyal medya kanallarını kullan.


Biraz zaman ve eforla istediğin sonucu alabilirsin.

 

Başarılar Dilerim,

Cenk Tükel

 

İLGİLİ PROGRAMLAR

Close

50% Complete

Two Step

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit, sed do eiusmod tempor incididunt ut labore et dolore magna aliqua.